Gazze’nin tünelleri


Tüneller aynı. Tıpkı Hendek savaşındaki gibi… İngilizlerin satın aldığı Şerif Hüseyin’in adı günümüzde Sisi oldu. Hamas’ın açtığı tüneller, Gazze’nin çocuklarına, kadınlarına ve yaşlılarına bir parça yaşam umudu için yol açıyor. O tünellerde direniş öykülerini biz Çanakkale’de de yazdık. Kut’ül Amare’de de…

Tarih 1915’i gösterdiğinde Batı Dünyası bütün gücüyle saldırarak çökertmeye çalıştığı Osmanlı karşısında Çanakkale’de destansı bir direnişle karşılaştı ve aldığı ağır yenilgiyle geri çekildi. Aradan 1 yıl geçti…

Tarih 1916’yı gösterdiğinde Çanakkale’de yenilgi alan İngilizlerin başını çektiği Batı dünyası bu sefer soluğu Irak’ta Kut’ül Amare’de aldı. 1 yıl evvel Çanakkale’de ağır yenilgi alan İngilizler, Osmanlı’yı çökertmek için giriştiği Kut’ül Amare’deki savaşta da ağır bir yenilgi aldı. Ancak İngiliz, kararlıydı ve deyim yerindeyse kılıcı elinden bırakmıyordu. Aradan 1 yıl daha geçti.

Tarih 1917’yi gösterdiğinde ise Osmanlı’nın çözüleceği yenilgiler kapıdaydı. Çanakkale’de ve ardından da Irak’ta Osmanlı’yı çökertmeye çalışan ancak başarılı olamayan Britanya, Osmanlı’yı çözecek en kritik coğrafyaya yöneldi. İngiliz askerleri Filistin topraklarında mevzilenmişti.

Tarih boyunca Müslümanlar için önemli olan ve Hz.Davud (a.s.)’dan itibaren tarihin her döneminde Müslümanların elinde olduğu sürece esenlik ve barış şehri olan Kudüs, Haçlı ordusunun iştahını kabartıyordu. Osmanlı’yı çözecek ve dağılmasını tetikleyecek olan en önemli yerin Kudüs olduğuna hükmeden İngiltere krallığı havadan, karadan ve denizden tüm askerlerini Filistin’in işgali için seferber etmişti.

KUDÜS DÜŞECEK DENSEYDİ “DALGA MI GEÇİYORSUN?” DENİLİRDİ

1917 yılında Kudüs’ün işgali için Filistin’deki Osmanlı ordularına saldıran İngilizler, Gazze’yi kuşattılar. Gazze kritik bir şehirdi ve mutlaka Osmanlı’dan alınmalıydı. Tarihçiler o döneme ilişkin anlatımlarında ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’yı içerisinde barındıran Kudüs’ün düşeceğini ve ilerleyen yıllarda Siyonist bir devlet kurulacağını söyleseniz akıllısından-delisine herkes güler ve “dalga mı geçiyorsun?” diye tepki gösterirdi şeklinde yorumlarlar. Daha iyi hissedilsin ve anlaşılsın diye günümüzden örnekle “Mekke düşecek ve Beytullah’ın bir bölümü Müslümanlara yasaklanarak Siyonistler için ayin yapacakları alan olarak tahsis edilecek” diyelim mi?

1917’NİN SİSİ’Sİ; ŞERİF HÜSEYİN

İngilizler, çoğunluğu Arap, Kürt ve Türklerden oluşan Osmanlı’ya saldırmasıyla başlayan Gazze Muharebelerinde rakamsal güç olarak İngiltere çok üst düzeydeydi. Ancak buna rağmen 1.Gazze Muharebeleri ve ardından 2.Gazze Muharebeleri ile İngiltere istediğini bir türlü alamıyordu. Gazze cephesinde Kut’ül Amare ve Çanakkale’den gelen Osmanlı mücahitlerinin de desteğiyle açılan tüneller, Hz.Peygamber’in ve Ashabının Hendek savaşındaki stratejisinin geleneği gibiydi. Ancak ne var ki, Britanya krallığının satın aldığı Şerif Hüseyin ve çeteleri, Osmanlı’ya hançer gibi saplanmıştı. Osmanlı mücahitlerine can damarı olan tünellerde direniş öyküleri yazılırken diğer yandan da tarih sayfaları hiçbir dönem eksik olmayacak olan hainin adını o sene Şerif Hüseyin olarak yazıyordu.

İngiltere, peşpeşe saldırdığı Gazze Muharebelerinde en nihayetinde üstünlük sağladı ve Gazze işgal edildikten sonra hedef bu sefer Kudüs oldu. Tarih 7 Aralık 1917’yi gösterdiğinde “dalga mı geçiyorsun?” dediğimiz Kudüs’ün düşüşüne tanık olduk.

HAMAS’IN GAZZE TÜNELLERİ

Gazze’de bugün halen varlığını koruyan ve işgalci İsrail’e karşı yaşam mücadelesi veren Gazze halkının en önemli can damarı olan tüneller tarihimizin hem direniş öykülerine hem de hainlerin varlığına tanıklık ediyor. Mısır’da ilk kez seçimle yönetime geçen Muhammed Mursi’nin Cumhurbaşkanlığı döneminde tekrardan hizmete açılan tüneller ne yazık ki Mısır’daki askeri darbenin ardından tekrar kapatıldı. 1917’deki İngilizlerin satın aldığı Şerif Hüseyin’in adı bu sefer Mısır’daki darbeci general Sisi oldu. Sisi’nin, Mısır’daki darbenin ardından yaptığı ilk iş abluka altında yaşam mücadelesi veren Gazze halkının nefes damarı olan tünelleri kapattırmak oldu.

Tahminlere göre Mısır’da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminde Hamas’ın işleyen tünel sayısı 800 civarındaydı. Bu tünellerden genellikle bisküvi, şeker, mama, meyve suyu gibi gıda ürünlerinin yanı sıra, ağrı kesici, tansiyon ilacı, psikiyatrik ilaçlar, araç lastikleri, araba yedek parçaları, çimento ve motosiklet taşınmaktadır.

Tüneller aynı zamanda Karadan, Denizden ve Havadan en ağır savaş gemisi, uçakları ve tanklarıyla saldıran İsrail devletine karşı Hamas’ın mücadele verdiği mevziler olarak ta kullanılıyor.

Eyüp Güzel

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s