Çalışmalarımı köşesine taşıyan bir gazeteci ağabey


Gazeteci-Yazar Mehmet Nuri Yardım, yapmış olduğum çalışmalarımı Milat Gazetesi’ndeki köşesine taşıdı.

 

KUDÜS AŞKI – Mehmet Nuri Yardım

Kudüs’te, Gazze’de Müslüman Filistinlilere yapılan zulmün ardı arkası kesilmiyor. Ve İsrail çirkef bir pervasızlıkla cinayet işlemeye, yüzsüz bir küstahlıkla katliam yapmaya devam ediyor. İslam dünyasının derdi çok. Hepsinin başında türlü gaileler var. Ama yine de bu zulme en azından sözle karşı durabilirler. Türkiye’nin de sıkıntıları yok mu, çok. Ancak sessiz kalmıyor. Devlet ve milletimiz bu katil anlayışı, bu zulüm çarkını ruhu, kalbi ve diliyle lanetleniyor. Zira bütün müminler bilir ve inanır ki: “Zulme rıza zulümdür.”

Yüreği Kudüs sevdasıyla dolu bir gazeteci yazar dostumuz var: Eyüp Güzel. Kanayan bu yaraya yıllar önce büyük ilgi duymaya başlıyor ve âdeta ömrünü Kudüs’e, Filistinli kardeşlerine adıyor. Bu kahraman genci, bu yiğit idealisti önce tanıyalım sonra dar imkânlarına rağmen neler yaptıklarını görelim.

Eyüp Güzel, 1972 İstanbul Tophane doğumlu. Temel eğitimini bitirdikten sonra A.Ö.F. Kamu Yönetimi Bölümü’nde tahsiline devam etti. İlk gençlik yıllarından beri haber arşivlerine merak saldı. Alakadar olduğu haberleri topladı. Dergi çıkardı, site kurdu. Mahalli gazetecilik yaptı, yazıp çizdi, fotoğraf çekti. Bunları yaparken Filistin ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya merakı arttı ve bu konuda çalışmaya başladı. Kalemin gücüne inanan Güzel, bu gayretlerinin sonucunda Okumadan Kudüs Kurtarılmaz isimli bir esere imza attı. Bu ilk kitabıydı Eyüp’ün ve çabalarının iyi ürünüydü. 160 sayfalık eser, bir hadis-i şerifle başlar. Kudüs hakkında Hazreti Peygamberin, “Oraya gidin ve içerisinde namaz kılın. Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamazsanız kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin.” buyruğu hatırlatılıyor.

Kudüs ruhunu benliğinde duyan, bu heyecanı önce ailesine sonra da bütün sevdiklerine aşılamaya çalışan Eyüp Güzel, kitabında mukaddes topraklara yaptığı seyahati anlatıyor. Ama gezisinden önce şehrin tarihçesinden bahsediyor. Kudüs’ün Müslümanlar için nasıl bir anlam ifade ettiğini dile getiriyor. Tarih boyunca bu topraklarda yaşananlara, verilen mücadelelere dikkat çekiyor. Nazir Kabbani’nin “Ey Kudüs, ey Peygamberler kokusu, / Ey yerin göklere en yakın avlusu” mısralarını yaşıyor ve inananlara da yaşatmak istiyor.

Yazarımız, Kudüs derdiyle hemdert olan ve İsrail askerlerinin zorbalıklarına karşı objektifleri, fotoğraflar makinaları ve kalemleriyle direnen şuurlu bir sosyal medya grubuyla tanışıyor. Bu gençler, kime, niçin ve nasıl direndiklerini şöyle anlatıyorlar: “Biz 5 genç her sabah Kudüs’te uyanıyoruz. Her birimiz cephaneliğine yöneliyor. Açıyor, silahını çıkarıyor oradan. Kullanıma hazır olup olmadığını kontrol ediyor. Sonra Kudüs’ün eski şehrinin sokaklarına ve Mescid-i Aksa’ya doğru yola çıkıyor. İsrail işgal güçlerinin silahları karşılıyor bizi her defasında. Onlarla aramızdaki tek fark; onların silahı tüfek, ses ve gaz bombası ve plastik mermi. Bizim silahlarımız ise fotoğraf makinesi ve kalem. Bize yaptıkları haksızlıkları ve saldırıları ortaya çıkarmak ve anlatmak için gayret ediyoruz. Fotoğraf çekiyor , yazıyoruz, olayları an be an yayınlıyoruz. Kudüs’e ulaşamayanlara Kudüs’ü ulaştırmak için yemin ettik.”

Eyüp Güzel’in hitabı yeryüzündeki bütün Müslümanlara: “Oku… Öğren… Anlat… Ve sahiplen! Oku ve öğren ki, zihinlerimizi işgal etmesinler. Çünkü ilk kıblemizi işgal, önce zihinlerde başladı. Okumalıyız… Oku ki, Kudüs’ün yeniden fethinin bir parçası olabilelim…” Aslında çağrısı İlahi Kelâmın ilk emri.
Okumadan Kudüs Kurtarılamaz, özelde müminlere genelde bütün insanlığa bir kutlu ses, bir direniş sedası… Kitabı bitiren Güzel, daha sonra kamerayı eline alıyor ve “Boyalarım Filistin” isimli kısa metrajlı bir film çekiyor. Kız çocukları üzerinden ‘Filistin’e dair herkesin yapabileceği bir şey vardır.’ mesajını veriyor. Çalışmalarını, Yerelden Ulusala adlı sayfasında paylaşıyor ve yaygınlaştırıyor. Geçenlerde “Sevdiğim Kudüs” isimli sohbetini dinledim Bâbıâli’de. Filmde rol alan iki kızıyla birlikte katılmıştı ve heyecanı yüzünden okunuyordu. Merve Gamze Yüce’nin “Kudüs’le ilgili çalışmalar yapmayı ne zaman ve nasıl düşündünüz?” sorusuna şu cevabı verdi: “Ben yazar değilim. Konu Kudüs olunca yazmam gerektiğini düşündüm. Film senaristi, yönetmeni, yapımcısı da değilim. Konu yine Kudüs olunca, kısa metrajlı bir film yaptım.” Eyüp Güzel, Kudüs’e gönül bağlamış bir âşık. Mazlum Filistin coğrafyasına tutulmuş yanık bir sevdalı. Bütün rüyalarını bu kutlu dava için görüyor. Cümle hülyalarını bu mübarek inanç için kuruyor. Ona destek olmak, onunla birlikte olmak, Mescid-i Aksa’nın mumlarına yağ göndermek gibidir. Mescidin minberini yapan marangozun yüce mefkuresine ortak olmak demektir. Vakıf ve dernek yöneticilerine tavsiyem şudur: Eyüp Güzel’i davet etsinler. Kudüs’ün inanç dünyamızdaki yerini öğrenip gençlere de öğretsinler. Bu, İsrail’e hergün lanet okumaktan çok daha hayırlı olur. Haydi, Kudüs aşkına!

(Mehmet Nuri Yardım, Milat Gazetesi, 7 Ekim 2018)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s